Divriği Ev Mimarisi Genel Özellikler: Divriği evlerinin
tarihi uzantısı kale çevresine yerleşme ile başlar. Bu dönemde kale içine
sığmayan halk (Ermeni, Rum, Türkmen) kale dışına taşmıştır. Ermeniler ve Rumlar
Taşbaşı, Çirgişan, Güllübağ ve Horevenk mevkilerine, Türkmenler Ulucami, Kale,
Iğımbat tepesi etekleri ile Mercan Tepe mevkiilerine yerleşmişlerdir. Bu evler 17.
yüzyılın sonlarına kadar tek katlı olup hımış tekniği ile yapılmış evlerdir.
Türkmenlerde evler, zemin taş ve ardıç ağaçlarıyla sıkıştırılır ve üzerine
dikmelerle bina inşa edilirdi. Ermeni ve Rumlarda ise temel açılır su basmana kadar
taşla sonra kerpiçle örülürdü. Bunların bulunduğu mevkilere eski Divriği adı
verilmiştir. Bu tip evlerin bazılarının harabeleri bugün dahi görülebilmektedir.
Köse Paşa'nın önderliğinde Abuçimen Deresi'nin batı yakasına ev yapımına
başlanmış, yeni mahalleler kurulmuştur. Bu gelişme 16. yüzyılın sonları 17.
yüzyılın başlarındadır. Günümüze kalan evler yeni yapılaşma baladıktan sonra
yapılan evlerdir. İnşaatlarında hımış tekniği kullanılmıştır. Bu teknik ahşap
taşıyıcı aralarının kerpiçle doldurulmasıdır. Genel olarak iki katlı
yapılmışlardır. Plan olarak alt katlar, ahır, anbar, kışlık bölümler, mutfak
gibi kısımları; üst katlar yazlık ve kışlık odaları, divanhane, kahve ocağı,
misafir odası gibi bölümleri kapsamaktadır. Evler genel olarak sokağa, avluya ve
bahçeye doğru geniş manzaralı, asıl cephelerini avluya dönmüş şekilde inşa
edilmişlerdir. Selamlık kısmının başoda (yaz odası) denilen bölümünde sokağa ve
avluya taşmalar yapılmıştır. Evlerin bir cephesi kıbleye dönük olacak şekilde
konumlanmıştır. Odalar genellikle dikdörtgendir ve giriş kapıları dip köşeye
yerleştirilmiştir. Nimseki ve Toyhane gibi Anadolu evlerinde pek rastlanmayan mekânlar
oluşturulmuştur.
Divriği'de ahşap ve alçı süslemelerin güzel örneklerinin görüldüğü evler
birçok bölgeye göre daha iyi muhafaza edilmiştir. Ahşap süsleme özellikle
tavanlarda, ayrıca kapı, yüklük ve dolaplarda kullanılmıştır. Divriği evlerinde
tavanlar mertek (kaplamasız) tavanlar, düz tavanlar, nakışlı tavanlar (yıldızlı
tavanlar) olmak üzere üç şekilde görülür. Mertek tavanlar malzeme kalitesine göre
Kallenguç (kırlangıç) ve Hampoş tavanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Nakışlı
tavanlar, ince işçiliği ve motiflerin güzelliği ile ahşap süslemenin en yoğun
uygulandığı örneklerdir, Çarkıfelekli ve İşlemeli tavanlar olmak üzere iki gruba
ayrılır. Alçı süslemeler genellikle varlıklı ailelere ait evlerin selamlık
bölümlerinde yer alan ocak ve çiçekliklerde görülür. Ocak ve çiçekliklerde barok
tarzındaki bitkisel motiflere rastlanmaktadır.
Kentte 300 üzerinde görülmeye değer ev olup, 120 ev tescillenmiştir.
Plan Özellikleri:
Avlu ve Cümle Kapısı: Geleneksel Divriği evleri duvarların
arkasında yer alan büyük avlular ve bahçelerin içine yerleştirilmişlerdir. Sokaktan
avluya genellikle çift kanatlı cümle kapısı ile girilir. Cümle kapıları çift
kanatlı, kiremit saçaklarla örtülmüş ve özellikle çam ağacından yapılmıştır.
Kapılar kentte demirciliğin güzel örnekleri olan tokmaklar (şakşaklar), 'çekecek'
adı verilen demir halkalar, anahtar ağızlıklar, kilitler ve kapı kolları (kos) ile
süslüdür.
Ayaz ve Bahçe: Divriği evlerinde avlu genellikle harem ve selamlığı
ayırmak amacıyla orta kapı adı verilen çift kanatlı ikinci bir kapı ile
bölünmüştür. Harem bölümünün ön tarafında yer alan ikinci avluya 'ayaz' adı
verilir. Burada dış ocaklık, fırın, tandır, ambar, odunluk, ahır, tuvalet ve örtme
yer alır. Ayazın Divriği evlerindeki en önemli özelliği sadece kadınlara
ayrılmış bir bölüm olmasıdır. Ayaz aynı zamanda avlu ile bahçe arasındaki
geçişi sağlamaktadır. Bahçeler çeşitli meyve ağaçları, sebze tarhları, küçük
bir yoncalık veya bostan bölümlerinden oluşmaktadır.
Selamlık (Dışarı Daire): Selamlık genellikle iki katlıdır. 'Yaz
odası' (başoda) ve kış odasının sokağa cepheleri vardır. Bazı evlerde 'yıldız
köşkü' denilen beşgen ya da altıgen planlı bir asma kat ilave edilmiştir. Yaz
odası dışarı dairenin en önemli odasıdır. Geniş ve çok pencerelidir. Yaz odaları
özellikle tavan süslemeleri ile dikkat çeker. İkinci oda olan 'kış odası' yaz
odasına göre daha dar, az süslemeli ve az pencerelidir. Odayı ısıtmak için
kullanılan ocak odanın temel elemanıdır. Selamlıkta bu odalardan başka küçük bir
ocakla ısıtılan, bir sedir ve bir penceresi olan 'kahveocağı' denilen bir oda
bulunur.
Selamlığın alt katında 'atörtmesi' denilen bir açıklık bulunur. Evin ve
misafirlerin binek hayvanları gündüz buraya bağlanır. Atörtmesinin yanından bir
kapıyla binek hayvan ahırlarına girilir. Üst kata atörtmesinin önünden avludan
biraz yüksekçe olan sahantaşından başlayan ahşap bir merdivenle çıkılır. Bu
merdivene 'ayakçak' denir. Üst katta 'ayakçakbaşı' denilen bir sahanlığa
çıkılır. Ayakçakbaşı 'divanhane'nin girişidir. Divanhane bir tarafı açık
büyük bir sofa görünüşündedir. Yaz aylarında akşam oturmaları burada yapılır.
Evde erkek misafir olmadığı zamanlar kadınlar günlük işlerinin çoğunluğunu
burada yaparlar. Divanhanedeki selamlık kapısından 'aralık' kısmına girilir. Burası
odalara açılan kapıların bulunduğu küçük bir bölmedir.
Başoda (Yaz Odası):. Geniş boyutları ve dekorasyonuyla ilgi çeken en
önemli oda başodadır. Başoda 1850'den sonra 'yaz odası' ismini almıştır. Selamlık
biriminin asıl kısmını oluşturur. Başodanın cephesi sokağa ve avluya taşkın
durumda inşa edilmiştir, bu nedenle bol ışıklı, sokağa hakim bir konumdadır.
'Aşağı seki', 'kilimüstü' ve 'nimseki' olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.
Aşağı seki kapıdan girilen ilk bölümdür. Suluk ve çiçeklik bu bölümde bulunur.
Kilim üstüne alçak bir seki ile çıkılır. Asıl oturma işlevi kilimüstü
kısmındadır. Nimseki ise sohbetleri dinlemeleri ve oturmaları için genç erkeklere
ayrılmış olan kısımdır. Ayrıca yatıya kalan misafirler de burada ağırlanır.
Başodanın tavanında ahşap işçilikleri ön plana çıkar. Ayrıca alçı çiçeklik
ve ocaklar bu odanın önemli bölümleridir.
Yıldız köşkü (Cihannüma): Divriği evlerinde selamlık
bölümünden merdivenle çıkılan bir oda olan 'yıldız köşkü' üçüncü kat olarak
görünmektedir. Türk konut mimarisinde 'cihannüma' olarak adlandırılan bu bölüm
Divriği'de yıldız köşkü olarak adlandırılır. Tüm cepheler üzerinde yer alan
pencereler bu odayı seyir ve dinlenme odası yapmıştır. Dikdörtgen, çokgen ve
yuvarlak planlı örnekleri vardır.
Merdivenler: Geleneksel Divriği evlerinde 'ayakçak' adı verilen
merdivenler iç ve dış olmak üzere iki çeşittir. Dış merdivenler avludan birinci
kata çıkışı sağlayan ahşap asma merdivenlerdir. İç mekânda yer alan, katlar
arasında geçişleri veya harem ve selamlık arasındaki bağlantıyı sağlayan
merdivenler de ahşaptır.
Divanhane (Sofa): Türk konut mimarisindeki 'sofa'nın Divriği evlerinde
aldığı isimdir. 'Divanhane' avlunun selamlık girişinin ön kısmında yer alan
dikdörtgen veya kare planlı dış merdivenle çıkılan yarı kapalı mekândır. Ön
tarafı açıktır, yan tarafları selamlık giriş kapısı ve duvarlarla çevrilidir.
Bazı evlerde süslemeli ahşap tavanlar, 'köşk', 'apteshane' ve ocak da eklenmiştir.
Divanhanenin ön tarafı açık olduğu için ahşap korkuluklarla kapatılır. Divanhane
evlerin selamlık tarafında yer aldığından erkek misafirlerin ağırlandığı
mekândır.
Harem (İçeri Daire): Harem bölümü genellikle tek katlıdır. Hareme
giriş 'ayaz' adı verilen avludan 'örtme' denilen, bir kısım ile yapılır. Örtme,
Divriği ve yakın çevresi tarafından kullanılan bir isimdir. Örtmeye açılan cümle
kapısı ile içeri daire aralığına girilir. Bu dairede en önemli bölümler
'toyhane', 'ocaklık' (mutfak) ve 'kiler'dir. Ayrıca evin genişliğine göre birkaç oda
bulunur. Toyhane kışın ailenin topluca oturmasına, yemek yemesine, el işi
yapmalarına göre planlanmıştır. Girişinde dikdörtgen veya kare biçimli bir
'aşağı seki', buradan bir basamakla çıkılan uzun dikdörtgen biçimli bir
'kilimüstü', kilimüstünden bir basamakla çıkılan 'kürsübaşı' kısımları
bulunur.
Örtme: Evlerin ayaz kısmında, harem girişinin ön tarafında yer
alan, ayazdan bir iki basamakla çıkılan, dikdörtgen veya kare planlı sundurma
şeklindeki yarı kapalı mekândır. 'Örtme' yaz aylarında günlük işlerin
yapıldığı, misafirlerin ağırlandığı ve akşamları ev halkının oturduğu
bölümdür.
Toyhane: Geleneksel Divriği evlerine Türk konut mimarisi içinde
önemli bir kimlik kazandıran en önemli mekândır. 'Toyhane' başka bir bölgede yer
almayan sadece Divriği'ye özgü yaşam alanıdır. Selçuklularda kullanılan
"Tabhane" (Toyhane) lerin, yakın bir adla Divriği evlerinde yaşıyor olması
ilgi çekicidir. Toyhane geleneği Divriği'de 20. yüzyılın ikinci çeyreğine kadar
kullanılmıştır. Özellikle kış aylarında bütün yaşamın geçtiği, yemeklerin
yendiği, misafirlerin ağırlandığı, düğün, sünnet, cenaze gibi törenlerin
yapıldığı bir salondur. Evlerin harem bölümünde yer almaktadır. Toyhane, 'aşağı
seki' (ayakterzi), 'kilim üstü' (kilim mağı) ve 'kürsü başı' olmak üzere üç
bölümden oluşmaktadır. Aşağı seki kapı girişinde yer alan kare planlı alandır.
Bu bölümde 'suluk' adı verilen alçak bir raf yer alır. Burada su kabı, ibrik,
leğen, sabun gibi eşyalar bulunur. Evlerin mutfak kapısı da bu bölüme
açılmaktadır. Aşağı sekiden bir basamakla çıkılan dikdörtgen planlı kilim
üstüne çıkılır. Asıl oturma alanı olan kare planlı kürsü başı bölümünün
tam ortasında kürsü adı verilen ısınma aracı vardır. Kürsü başında, dört
tarafta ortalama 90 cm boşluk bırakılarak zeminden yaklaşık 25-35 cm derinlikte
çukur açılır. Çukurun tam ortasına topraktan yapılmış çanak biçiminde ateşlik
yerleştirilir. Üzerine dört ayaklı 60-70 cm yüksekliğe sahip ahşap 'kürsü
masası' yerleştirilir. Masanın üstüne 'kürsü yorganı' denilen biri büyük diğeri
küçük iki yorgan örtülür. Yorgan ısının etrafa dağılmasını önleyerek kürsü
başında her zaman sıcak bir ortam olmasını sağlamıştır.
Ocaklık (Mutfak): Divriği'de mutfak 'ocaklık' ismini almıştır.
Evlerin çoğunda iki mutfak vardır. Harem bölümünde yer alan içeri ocaklık ısıdan
yararlanmak amacıyla genellikle toyhanede aşağı sekiye açılmaktadır ve orta
büyüklükte bir oda seklindedir. 'Kahve ocağı' küçük bir ocağın yer aldığı,
misafirlere kahve ikramı için kullanılan bölümdür. Bu ocak selamlık bölümünde
başodaya yakın bir yere yerleştirilmiştir.
Dış Ocaklık: Yıllık işlerin yapıldığı yerdir. Tandır bu
mekanda bulunur. Düğün, Gor gibi toplu yapılan davetlerde yemekler burada pişirilir.
A'yan Ağa Konağı, Karayusuf Mahallesi Karayusuf Sokağı
1838 yılı civarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Konağı Karamahmud oğlu Mehmed
Ağa yaptırmıştır. Büyük bir konak olarak inşa edilen yapı tahribata rağmen
Divriği'nin eski evlerinin en dikkate değerlerindendir. İnşaatta yerli ustalar ile
birlikte Sivas'tan ve Trabzon'dan getirilen ustalar da çalışmıştır. Bugün sekiz
ayrı kapı numarası olan yapı orjinalde tek ve bütün bir konak olarak
yapılmıştır.
Konağın orijinal plan şekli; selamlık, arkada avluya bakan 'mabeyn', daha arkada ara
sokak boyunca uzayan harem olmak üzere üç ana bölümden meydana gelmiştir. Ancak bu
orijinal plan şekli korunamadığı gibi günümüzde ancak Selamlık bölümünün bir
kısmı restore edilerek ziyarete açılmıştır. Bu üç bölüm alt ve üst katta
birbirine sofalar, dehlizler ve kapılarla bağlıdır ancak bugüne bu bütünlük ve
bağlantı kalmamıştır. Avlular da birer ara duvarı ile bölünmüştür. En büyük
tahribat ise selamlıkla mabeyn daireleri arasındaki bağlantıda olmuş, burada mevcut
bulunan büyük divanhane ve dört oda ile alttaki ahır tamamen yıkılmıştır.
Konağın orijinal yapısında avlusu iki kanatlı kapı ile sokağa açılmaktadır. Bu
kapılardan kuzeyde kalan kapı asıl cümle kapısıdır. Diğer kapı ise daha çok
hizmetlilerin ve hayvanların giriş çıkışı için kullanılmıştır. İki katlı
olan selamlık bölümünün alt katı ahır, depo ve hizmetli odasından oluşmaktadır.
Üst kata çıkan 'ayakçak', bunun bağlı olduğu 'ayakçakbaşı', 'divanhane' ve
divanhanenin altında bulunan 'at örtmesi' kısımları yıkılmış durumdadır.
Konağın orijinal planında üst katta geniş bir 'selamlık sofası', sokak cephesinde
bir 'başoda' (büyük yaz odası), kahve ocağı, yaz odası ve bir oda daha
bulunmaktadır. Başodanın avlu tarafında büyük kış odası ve selamlık sofasının
etrafında beş oda daha vardır. Günümüze ön cephedeki başoda, kış odası, kahve
ocağı, ikinci yaz odası ve arka odalardan bir tanesi kalmıştır. Başoda Divriği
evlerinde selamlığın en önemli bölümüdür. A'yan Ağa Konağı'nda başodada dört
cepheye açılan pencereler odaya aydınlık ve genişlik sağlar. Pencere ve tavan
süslemeleri Divriği evleri içinde en dikkat çekici süslemelerdir. İkinci ana bölüm
olan mabeyn dairesinin uzun cephesi avluya, dar olan cephesi ise ara sokağa bakmaktadır.
Selamlığın arka bölümüne koridor ile bağlanmıştır. Mabeynin alt katı önceleri
anbar olarak kullanılmış fakat sonra ev biçimine sokulmuştur. Üst katta ise
selamlık avlusuna bakan üç oda ve bir küçük hayat vardır. Üçüncü ana bölüm
olan harem dairesi mabeyn bölümünün arkasında kalan iki katlı bölümdür. Haremin
cümle kapısı ara sokağa açılmaktadır. Haremin sokağa ve avluya bakan yaz
odasının tavan süslemesi ve diğer odalardaki ocak ve ahşap süstunlardaki süslemeler
selamlık bölümündekiler kadar dikkat çekicidir. Orijinal planda haremin alt katında
harem sofası ve çevresinde beş oda bulunmaktaydı. Üst katta ise yine büyük bir sofa
ve dört adet büyük oda olduğu bilinmektedir. Harem tarafının arka kısmında altta
mutfak, aralık, kiler ve toyhane bölümleri, üst katta iki adet oda ve yarı açık bir
hayat vardır. Hayatın ortasında bir hayat köşkü bulunmaktadır. Bugün harem
orijinal plan şeklini koruyamamıştır. Büyük odalar bölünmüş, haremin ön
tarafında bulunan hamam yıkılmış, mutfak bölünerek sokaktan bir giriş haline
çevrilmiştir. Ancak alt katta bulunan toyhane çok iyi korunmuş durumdadır.
Demiralay Konağı, Sancaktar Sokağı
1930 yılında inşa edilmiştir. Eski Hükümet Konağı model olarak alınmıştır.
Fotoğrafçı Şükrü Akın tarafından Sayit Demirkale ve Ateş Şükrü ustalara
yaptırılmıştır. Yoldan merdivenle sahanlığa çıkılan konağın cümle kapısı
burada bulunmaktadır. Konağın haremlik, selamlık ve avlu kısımları
bulunmamaktadır. Kıble tarafında küçük bir ayaz vardır. Evin dış cephesinin
görülmeye değer olup, iç kısımları çok fazla değişikliğe uğradığından
orjinal plan yapısını kaybetmiştir.
Şeyhoğlu Evi, Cedid Paşa Caddesi-Sancaktar Sokağı köşesi
1928-1930 yılları arasında inşa edilmiştir. Veysel Usta ve Seyit Usta tarafından
yapılan evin batı cephesi Reşit Usta ve Mehmet Yüce Usta tarafından yapılmıştır.
Geleneksel sivil mimarinin son dönemine ait bir örnektir. Bazı ilaveler yapılmış
olsa da orjinal plan şekli günümüze kadar korunmuştur. Doğu-batı doğrultusunda
konumlanan evin iç mekanlarında harem ve selamlık ayrımı gözlenmezken, dış
mekanlarda ayaz ve avlu ayrımı vardır. Bu ayrım yaşamın geleneksel biçimde
sürdürüldüğünü göstermektedir. Yapının 'sahanlık' ve 'ayakcakbaşı' diğer
yapılara oranla küçüktür. Yaz odasının tavanı, dolabı ve çiçekliği dikkat
çekicidir.
Sancaktar Evi, Zelihahatun Mahallesi
Büyük bir hevesle yapımına başlanan fakat bitirilemeyen bu ev Cumhuriyetin ilk
yıllarında yapılmıştır. Sancaktar Evi ile Divriği'de ilk balkon yapımı denenmiş,
yıldız köşkünün önüne çok güzel bir balkonla bu balkona siper olan yaldızlı ve
ahşap işlemelerle zenginleştirilmiş bir saçak inşa edilmiştir. Bu evin
yıldızköşkü Divriği evlerinde görülen asma yıldız köşklerden farklı olarak
binanın üstüne tam bir üçüncü kat olarak yapılmıştır. Ancak Sancaktar Evi'nin
gerek iç gerekse dış görünüşü eski Divriği evleri ile az benzerlik
göstermektedir.
Mühürdar Zade Evleri, Hacı Osman Mescid Mahallesi
19. yüzyılda inşa edilmiştir. Mahallenin en eski yapıları olup dar bir ara sokakta
yer almışlardır. Asıl sahipleri tarafından satıldıktan sonra düz toprak damları
üzerine çatı yerleştrilmiş, cepheler yeniden sıvanmış, pencere ve kapılar tadilat
görmüştür. Ancak 19. yüzyıl kimliğini korumayı başarmıştır. Savaş
yıllarında bir süre hastane olarak kullanılmıştır.
Tevrüzlü Evleri, Hacı Osman Mescid Mahallesi
20. yüzyıl başlarında inşa edilmişlerdir. Tevrüzlüoğulları diye anılan tüccar
bir ailenin evleridir. Eski hükümet binası yanında ve buradan çarşıya inen sokak
boyunca sıralanmışlardır. Başlıca üç gruptan meydana gelir. İçlerinde en
önemlisi Şevket Efendi'nin evidir. Bu evin ikinci katı üstünde sekizgen bir planla
yükselen saçaklı yıldız köşkü dikkat çekicidir. Şevket Efendi Evi 20.
yüzyılın ilk yıllarında Ömer Usta tarafından yapılmıştır ancak Tevrüzlü
evlerinin bazı bölümleri daha eski yıllardan kalmadır. Ailenin zenginliği sebebiyle
pahalı ahşap işçiliğine geniş çapta yer verilmiş, tavanlar değişik tarzda ve
değişik motiflerle süslenmiştir. Son yıllarda satılan bu evlerde de telafisi
mümkün olmayan tadilatlar ve onarımlar yapılmış, yıldızköşk yıkılacak derecede
harap olmuştur.
Abdullah Paşa Konağı, Cedid Paşa Mahallesi Paşa Camii Sokağı
20. yüzyıl başlarında inşa edilmiştir. Abdullah Paşa 1865-1917 yılları arasında
yaşamıştır. Paşa Divriği'nin köklü ailelerindendir ve I. Dünya Savaşı öncesi
yarı resmi fonksiyonu olan bu konağı yaptırmıştır. Ömer Usta tarafından yapılan
konak Divriği'nin klasik ev tiplerinden farklıdır ve inşasıyla Divriği ev mimarisine
birçok yenilik getirmiştir.
Konağın orijinal planı selamlık ve harem olmak üzere iki ana kısımdan ve ikisi
arasında kalan mabeyn kısmından meydana gelmektedir. Harem ve mabeyn kısımları
yanarak yok olmuştur. Konağın avlusuna Divriği'de başka bir örneği bulunmayan
süslü bir cümle kapısı ile girilir. Selamlık avlusunda çeşme, atörtmesi, kuyu,
hizmet odaları, geniş bir sahanlık ve hareme geçiş için bir ortakapı bulunur. Alt
kat birkaç oda dışında ahır olarak kullanılmıştır. Üst katta açık bir sofadan
büyük bir cümle kapısı ile selamlık sofasına girilir. Sofada Selamlık köşkü ile
başodaya çıkan merdivenler, mabeyn kısmına açılan kapılar ve arka odalara açılan
kapılar vardır. Selamlık kısmında başoda dört cepheye bakan geniş bir mekândır
ve çarkıfelekli tavan süslemesi Divriği'nin en önemli örneklerindendir. Konağın
mabeyn odası kısmında da yine çarkıfelekli bir süsleme mevcuttur. 30 yıldan fazla
süre askerlik dairesi, hastane ve karakol olarak kullanıldığı için orijinal plan
şeklini kaybetmiştir.
Ede Bey Evi, Kalealtı Mahallesi Sitte Melik Türbesi'nin kuzeydoğusu
19. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiştir. Şehrin eski yerleşme bölgesinde yer
alan yapı 20 yıl jandarma karakolu olarak kullanılmış, iç ve dış kısımları
büyük tahribat görmüştür. Plan ve mimari özellikleri aynı tarihlerde inşa edilen
Deliosmanağa evi ile benzerlik göstermektedir. Evin restorasyon çalışmaları
başlamıştır.
Deliosmanağa Evi, Kalealtı Mahallesi no:12
Karslıoğlu Evi, Abuçimen Mahallesi Serey Sokağı
Hafislioğlu Ebubekir Evi, Kültürlü Mahallesi Yüksel Sokak
Arıstak Zade Evi, Süleymanağa Mahallesi Köyyolu Sokak
Hacı Ferhat Evi, Gökçe Camii Mahallesi Hastane Yolu Kayaoğlu Tarlası
Mevkii
Yolgeçti Evi, Abuçimen Mahallesi Budaklı Caddesi
Erçüklü Zade Yusuf Ağa Evi, Ahmet Paşa Mahallesi
Doğancıoğlu Evi, Abuçimen Mahallesi Doğancıoğlu Köprüsü
karşısı
Yılankırkanlı Zade Ali Evi, Ahmed Paşa Mahallesi Civan Sokak
Çolapverdi Zade Evleri, Zeliha Hatun Mahallesi Bülbül Sokak
Yılankırkanlı Zade Hasan Efendi Evi, Abuçimen Mahallesi
Burnazpaşa Zade Evleri, Dillioğlu Mahallesi Burnaz Sokak
Sütmolla Evi, İmamoğlu Mahallesi Kantepe Camii karşısı
Refik Durdu Evi, Zelihahatun Mahallesi
Alegil Evi, Abuçimen Mahallesi no:128
Budaklı Evi, Abuçimen Mahallesi no:52
Faik Şenol / Nurhan Özaygün Evi, Abuçimen Mahallesi no:188
Kaynak: www. Divrigikenti.com
|