Sivas Bilgi Bankası

/ Yerleşimler

ok.gif (105 bytes)GERİ

    Divriği Merkez/Genel Bilgiler

 Genel Bilgiler:|Tarih |Turizm |Ulaşım |Ticaret Ekonomi |Köyler |Günümüzden |Konaklama-Hizmetler-Tesisler | Bilgi güncellemeform.gif (1343 bytes)'u...©
  |Kültür/Sanat |Gelenekler | Folklor |Yemek Kültürü |Müzik/Yerel Sesler | Edebiyat-Kitap,Sinema-Tiyatro,Gösteri Sanatları, Resim-Fotoğraf,Plastik Sanatlar
   |Kent/Konumu |Mimari |Ulucamii ve Daruşşifa |
Konaklar |İz bırakanlar | Anılar |

Divriği Kültür Sanat:
GELENEKLER /İNANIŞLAR:
Adak (Nezr) "İnsanın yerine getirmeyi kendisine vaad ettiği şey", "Dinen sorumlu olmadığı halde kişinin kendi isteğiyle üzerine borç kıldığı ibadet" anlamlarında kullanılmaktadır. Kutlu Özen'in deyimiyle, "adak" kelimesi Sivas-Divriği yöresinde daha çok kurban adağı şeklinde kullanılmaktadır. Adak kelimesinin Mehmet Eröz tarafından kutlu, mübarek anlamına gelen "idnuk" veya "idu" kelimesinden türemiş olduğu belirtilmektedir. Adak yerleri çeşitli dileklerin gerçekleşmesi için gidilen, kutsal olduğuna inanılan mekanlardır. Bunlar, yatır mezarları, türbeler, kutsal su gözeleri, kutsal dağlar, ağaçlar, kayalar, taş yığınları, çalı toplulukları olabilir. Divriği'de adak yerine gidecekler birbirlerine "yarın ziyarete gideceğiz" ya da dönenler "ziyaretten döndük" demektedirler. Kutlu Özen'in araştırmalarına göre, Sivas-Divriği yöresinde 600'den fazla adak yeri bulunmaktadır. Bu adak yerleri şu şekilde gruplandırılabilir:
1. Yer-Su Kültüne Bağlı Adak Yerleri
a. Dağ kültüne bağlı adak yerleri: Yöredeki bazı dağlar ve tepeler her yıl topluca ziyaret edilir. Bu ziyaretlere hastalar ve yatalaklar hariç bütün köy halkı ve hatta civar köyler birlikte katılırlar. Genelde her ev bir kurban götürür. Haziran ayında yapılan bu törenlerde kazasız belasız, bol ürünlü bir yıl geçirmek için dilekler dilenir. Kesilen kurbanlarla pişirilen yemekler birlikte yenir. Cem adı verilen dini bir toplantı yapılır.
b. Taş ve kaya kültüne bağlı adak yerleri: 60'dan fazla adak yeri bulunur.
c. Ağaç kültüne bağlı adak yerleri: 90'dan fazla adak yeri bulunur. Ağaç kültüne bağlı bu adak yerlerinde genellikle ardıç, çam, çınar, pelit, meşe, karaağaç, kavak, söğüt, alıç, armut, dut türündeki ağaçlar kutsal kabul edilmektedir
d. Su kültüne bağlı adak yerleri: 60'a yakın adak yeri bulunur. Bu tip adak yerleri genellikle halkın şifa bulmak amacıyla gitmiş olduğu yerlerdir. Özellikle cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılan adak yerlerinin çoğunlukta olduğu belirtilmiştir. Bunun yanısıra sinir hastaları da buralara ziyarette bulunmaktadırlar.
2. Evliya Kültü ve Bu Külte Bağlı Adak Yerleri
a. Türbeler ve Gerçek Mezarlar: Divriği merkezinde bulunan türbeler ve mezarlar ve civar köylerde bulunan türbe ve mezarlar.
b. Kimliği Bilinmeyen Mezarlar / Yatırlar
3. Divriği Yöresinde Bir Adak Yeri olarak Düşekler
Düşekler daha önce kutsal olmadığı halde kutsallığına inanılan, bir Türkmen Dedesi'nin, Bektaşi Çelebisi'nin veya bir Anadolu Ermişi'nin kutsamasıyla oluşan ve bu hadiseden sonra adak yeri olma özelliğini kazanan kutsal mekanlardır. Örneğin, "Dede Düşekleri, Çelebi Düşekleri, Hızır Düşekleri, Hz. Ali Düşekleri, Kabayel Düşekleri,...", bu özellikteki düşeklerdir.
a. Dede Düşekleri / Çelebi Düşekleri: Eski yıllarda Türkmen dedelerinin, belli günlerde kendilerine bağlı yerleşim yerlerini dolaştıkları ve "talip" adını verdiği müritlerinin toplumsal ilişkilerini gözden geçirip düzenledikleri ve "cem" adı verilen dini toplantılar yaptıkları bilinmektedir. Dedelerin bu tür dolaşmalarının önceden bilindiği ve o köylerde karşılama ve uğurlama merasimlerinin yapıldığı da kaynaklarda belirtilmektedir.
b. Yatır Düşekleri: Türbe veya mezar sahibi bir yatırın hatırasına yapılmış olan ve genellikle toplama taşlardan oluşan adak yerleri olarak tanımlanmıştır.
c. Yol Düşekleri
d. Hızır ve Hz. Ali Düşekleri: Divriği yöresinde Hızır Peygamber ve Hz. Ali tarafından kutsandığına inanılan yerler vardır. Hızır Peygamber ve Hz. Ali'ye ait düşeklerin, diğer düşeklerin aksine büyük adak yerleri olarak kabul edildikleri vurgulanmaktadır. Her yıl haziran ayında ve sonbaharda topluca ziyaret edilmekte, dilekler dilenmekte, kurbanlar kesilmekte, toplu yemekler yenmektedir. Divriği yöresinde, bu inanca bağlı 15'e yakın düşek vardır.
e. Kabayel Düşekleri: Bu düşekler daha çok hayvancılıkla geçinen dağ köylerinde görülür. Ağır kış şartlarının hüküm sürdüğü yıllarda güneyden gelen rüzgarın (hayırlı yel) esmesi ve kar örtüsünü kaldırması için topluca kabayel düşeklerine gidilmekte, dua edildikten sonra kabayel düşeklerine ekmek, çörek gibi yiyecek maddeleri bırakılmaktadır. Köylüler 'es kabayel'im es...' diyerek rüzgardan yardım isterler. Divriği yöresinde, bu merasim için gidilen 30'a yakın adak yeri olduğu tespit edilmiştir.
4. Yatır ve Adak Yerleri
Ömerli (Balışık) Köyü, Karadonlu Canbaba Türbe ve Zaviyesi
Güvenkaya (Aşudu Tekke) Köyü, Hüseyin Abdal Yatırı
Kevendüzü (Anzağar) Köyü, Derviş Muhammed Yatırı
Akmeşe (Ziniski) Köyü, Seyyid Baba Yatırı
Ödek Köyü, Hızır'ın İzi
Ödek Köyü, Pir Sultan Düşeği
Köylerde Ekin Törenleri: Ekine başlamadan önce ve ekin sonrasında geleneksel törenler yapılır. Ekin biçmeye başlamadan önce yapılan törenlere, "ziyarete gitme", ekin biçiminin son gününde "ekin salavatlama" ve harmanın kaldırılmasından birkaç hafta sonra yapılan törenlere de "ziyarete gitme" denir. Ziyarete gitme Orta Asya'dan getirilmiş bir gelenektir. Ziyaret yerleri ise, köylerine yakın olan bir ermiş türbesi, su gözesi, kutsal bir ağaç, karlı bir dağ olabilir. Köylüler hep birlikte gittikleri ziyarette, kurban keser, pişirilen etli bulgur pilavını yerler ve topluca dua ederler.
ivriği'nin gelenekleri sosyal yaşamın içinde bazı bozulmalara uğrasa da halkın büyük kısmı geleneklerine bağlıdır. Yeni yaşam tarzları ile katı-tutucu olmayan geleneklerini uyum içinde sürdürmeyi başarmışlardır. Geleneksel kıyafet, takı ve ziynet eşyalarının kullanımı önemli düğünlerde kalmıştır ve bu kıyafetlere sahip aile sayısı da oldukça azalmıştır.

Divriği'de Kullanılmış Bayan Kıyafetleri ve Aksesuarları

Helaliye Gömlek, Üçpeş, Şalvar, Fermana, Kalkmalı, Bindallı, Caket, Ceket (Hırka), Dövmeli Fistan, Küpürlü Fistan, Parça Entari, Şovkıya, Yıldızlı (Sinekli) Kadife, Karaçadır (Maroken), Alacaçadır, Dövmeli Çadır, Bağdat Çadırı, Altınlı Hindi, Fes, Lahuri Şal, Trablus Kuşak, Yün Kuşak.
Üçpeş (Üç Etek): Kadınların, genç kızların giydiği bir etek çeşididir. Arka tarafı bir, ön tarafı iki parçadan oluştuğu için bu ismi almıştır. "Peş" etek için kullanılan parça anlamına gelen yöresel bir deyimdir.
Şalvar: Üçpeşin altına giyilerek kullanılan bol kesimli bir giysi parçasıdır.
Fermana (Salta): Bir çeşit kısa cepkendir. Fermana üçpeşin üstüne, sırta giyilerek kullanılan giysi parçalarındandır. Üzeri sim, sırma, şeritlerle işli yün, kadife, keten kumaşlardan yapılır.
Kakmalı: İpek kadifeden, altın sırma ve iplerle, ağır Osmanlı motifleriyle, çok ince işçilikle yapılmış, çok değerli bir giysi çeşididir. Eskiden gelin kıyafeti olarak kullanılmıştır.
Bindallı: Kumaş, işleme ve motif özelliğiyle kakmalı ile büyük benzerlikler taşır. Bindallı da eski zamanlarda gelin kıyafeti olarak kullanılmıştır.
Caket (Ceket): Model özelliği açısından günümüz ceketlerine benzemektedir. Vücuda oturan, yanlardan cepli, şal yakalı bir giysidir.
Libade (Ceket-Hırka): Dize kadar uzanan on iki parçadan oluşmuş, omuzları dikişsiz, ön ve arka parça bütün olarak hazırlanmış, ince işçilikli bir giysi çeşididir. Model olarak bugünün tayyörlerini anımsatmaktadır. Üçpeşin üzerine giyilir.
Yıldızlı Kadife (Sinekli): Divriği'de yaşlı hanımların yakın zamana kadar kullandıkları bir elbise türü olmuştur. Bu giysiyi giyen bayanlar, yörede kendilerine uygun takılarla kıyafetlerini tamamlamışlardır.
Çadır Geleneği: Divriği yöresinde Alaçadır, Akçadır, Bağdat çadırı, Dövmeli çadır, Karaçadır, Maroken gibi çeşitleri bulunmaktadır. Hepsinin kullanım yeri ayrı olan bu çadırlar, günlük hayatta, nişanda, düğünde ve yaşlara göre kullanım alanlarına ayrılmaktadır.
Lahurişal, Peştamal, Trablus Kuşak, Yün Şal, Kemer: Bu şallar, el tezgahlarında, yün veya ipek iplerle, bitkisel ve geometrik desen özelliğinde, kare şeklinde dokunmuştur. Şalar üçgen şeklinde katlanarak bele bağlanarak kullanılmıştır.
Altınlı Hindi, Tepelik, Sıra, Fes: Başa bağlanarak kullanılan aksesuar ve takılardır.
Divriği'de Kullanılmış Erkek Kıyafetleri ve Aksesuarları
Yakasız Göynek (Helaliye Göynek), İşlik, Çuha Şalvar, Çuha Yelek, Cepken, Atlas Entari, Lahuri Şal, Yün Şalı, Trablus Kuşak, Abaniye, Dalfes (Puşulu Fes).
İşlik: Yörede ismine 'Şetari' denilen pamuklu, parlak satenden, boyuna çizgili kumaştan yapılmış bir nevi gömlektir.
Çuha şalvar: Yedi yaprak şalvar da denir. Kırmızı, lacivert veya siyah çuhalardan yapıldığı söylenmektedir.
Çuha yelek: Lacivert, bordo, siyah renklerde, yün çuhadan yapılmış bir yelek türüdür. İşlik üzerine giyilir. Cumhuriyet'ten önce kullanılmıştır.
Cepken: Siyah, bordo veya lacivert çuha üzerine sırma ile işlemeli bir yelektir.
Atlas entari: Düz ya da sarı, siyah, bordo karışımlı birbirinin üzerine binmiş kopuk çizgili desende kumaştan dikilmiş bir erkek elbisesidir.
Dalfes (Puşulu fes): Bu işle uğraşanların çıkarttıkları özel kalıplar doğrultusunda dikilmiş olan dalfes, kalın çuhadan, kırmızı, bordo renklerinde yapılmış bir fes türüdür. Dalfesin üst kısmına büyük, mavi bir püskül takılmış, dış kısmına da puşu denilen bir örtü bağlanmıştır. Bu puşunun bir ucu da omuza doğru sarkıtılarak kullanılmıştır.
Divriği'de Geleneksel Kadın Ziynet Eşyaları, Takı ve Süsler
Divriği yöresi, geleneksel giysileri yönünden olduğu kadar, ziynet eşyaları, takı ve aksesuarları açısından da zengindir. Başa takılan ve bağlanan gablak, tepelik ve eğri başın yanında başlıkla birlikte kullanılan istifan, yüz inci (yüz salkım), sıra ve balik vardır. Ayrıca altunlu hindi ve akarsu örtü adı verilen bağlayıcılar ve hırtlatma, şerit ve hırtlik adı verilen boyun ve boğazı süsleyen, göğüse kadar inen takılar vardır. Elbise üzerine takılan hameyli, yan tövüt, altın saat ve kemerler, hamam takıları olarak bilinen ortağa, altınlı tarak, süslü takunyalar, diğer eşyalardan şıp şıp bilezik, bozovdiş, küpe, altun cebe ve buna benzer pek çok eşya örnekler arasında sayılmaktadır. Bu eşyaların pek çoğunun halen özel gün ve gecelerde kullanıldığı da belirtilmektedir.
Divriği'de Ayakkabı: Divriği'de köşker esnafı adıyla anılan ayakkabı ustaları tarafından tamamen el emeği ve özel kalıplarla yapılan ayakkabı türlerinden özellikle yemeni kadın-erkek, yaşlı-genç hemen hemen herkesin ev dışında giymiş olduğu bir ayakkabı çeşididir. Bu yüzden diğer ayakkabılara göre biçim ve şekil yönünden daha zengindir. Dikim özelliklerine göre; düz yemeni (sağsız-solsuz), çapula cinsi yemeni (düz ve sağlı-sollu kalıplı), kadın yemenisi (zenne), markup kadın yemenisi, çoban lastiği (katırcı yemenisi, kaba yemeni) diye çeşitlenmektedir.
Halkoyunları:Haliloğlan, Karaerük, Mormenekşe, İzzet, Dumbucanın bayırı, Analar-Sunalar, Üçayak.
Çalgılar: Def, Ud, Ney, Keman, Saz, Bağlama, Kaval, Zurna, Davul.
Türküler:Açil Mor Menevsem, Dumluca'nin Bayirina, Gah Get Havası, Gara Erük Çağala, Gelin havası, Halil Oğlan, İzzet, Köprüden Geçti Gelin, Menöyşe, Su Sızıyor Sızıyor
Halıcılık: Son zamanlarda gerileme olduğu gözlemlense de halı dokumacılığı Ödek Köyü'nde oldukça yaygındır. Halı motiflerinde insanların beklentilerinin, ruhsal durumlarının, özlemlerinin, acılarının, inançlarının, anılarının yani bütün yaşamlarının ve kültürlerinin yansıtıldığı söylenmektedir. Dokumalar tamamen el emeğidir. Yünün toplanması, yıkanması, boyanması, ip haline getirilmesinden halının dokunmasına kadar her aşama elle yapılır.

Kaynak: www. Divrigikenti.com
YEMEK KÜLTÜRÜ:
Divriği, zengin bir yemek ve mutfak kültürüne, sofra görgüsüne ve geleneklerine sahip bir yöredir. Sonbaharda geleneksel olarak etlerden kavurma/etlik yapılır. Bitkisel besinlerden en çok kullanılan buğdaydır. İlçe sınırları içinde yetişen sebzeler, kendiliğinden yetişen bitkiler, sofralarda zengin bir çeşitlilik olarak karşımıza çıkar. Divan-ı Lügat-it Türk'te yer alan kömbe, kuymak, tutmaç, umaç ve ugut, Divriği mutfağında pişen yemeklerdendir. Elma, ayva ve armut meyvelerinin kurularına gah, kayısı ve erik kurusuna çir, dut kurusuna ise çemiç adı verilmiştir. Ayrıca, Divriği cevizi ünlüdür. Kurubaklagiller Divriği mutfağında önemli yer tutan diğer bir besindir. Baharatlardan ise en çok reyhan, anuhotu (anık) isimli dağ reyhanı ve kekik kullanılır.
Pilavlar
Alatlı pilav: Diğer adları; Divriği pilavı, muhaşerli pilav, ak pilav, çocukların deyimiyle de uyuyan pilavdır. Bayramlarda düğünlerde, özel misafirler için ve iftar sofralarında pişer.
Pilav için önce muhaşer hazırlanır. Muhaşer, ıslatılarak kabuğu çıkmış ve ikiye ayrılmış nohuttur. Daha sonra üzüm ayıklanır. Pilavda kullanılan üzüm, bu yörede bamya, parmak ya da Besni üzümü adıyla bilinir. Et olarak koyun, keçi, tavuk, hindi hatta geyik eti, bıldırcın eti, keklik eti konulabilir. Kefleme yapılır. Kefleme etin kemikten ayrılıp parmak büyüklüğünde parçalara bölünmesidir. Keflenmiş et sinilere serilir, üzerine alat (pilava lezzetini veren baharat); bahar, karabiber, karanfil ve tuzdan oluşan karışım serpilerek üzeri tülbentle örtülür. Bu işlemler bir gün önceden yapılır. Daha sonra kuru soğan ve alat katılır. Baharatlı soğan yağda bir iki kez çevrilir. Bir gün önceden hazırlanmış karışım konur ve karıştırılır. Üzerine tuzlu suda bekletilip süzülmüş pirinç ve yeteri kadar su eklenip pişmeye bırakılır. Pişmeye yakın tereyağı eritilip dökülür. Piştikten sonra üzerine temiz bir bez örtülüp demlenmeye bırakılır. Tepsi ya da lengere ters çevrilerek sofraya getirilir. Üzüm hoşafı ile ikram edilir.
Ayrıca Dibi döşemeli pilav, Çandır Baba pilavı, Pullu pilav yöre yemeklerindendir.
Çorbalar: Tırta, Baduç aşı, Düğürcek aşı (pıt pıt aşı), Ekşi aşı (eşgiaşı), Helle aşı, Bulgurlu süt aşı, Sütlü yarma aşı, Tırhıt, Umaç aşı, Tutmaç aşı, İnce erişte aşı, Yoğun erişte aşı, Kellecoş, Tirit, Pastigan aşı, Borana
Et Yemekleri ve Köfteler: Beyran, Gömlek dolması, Köz kebabı (külbastı), Kuzu dolması, Ciğer sarması, İskembe (has)-Mumbar (sucuk), Tavuk-hindi (culluh) dolması, İri köfte (içli köfte), Ayranlı köfte/yoğurtlu köfte.

Sarmalar: Karayaprak sarması, Herdemgüzeli sarması, Evelik sarması, Kazankarası sarması
Yörede Yetişen Bitkiler ve Sebzeler: Herdemgüzeli (perdemgüzeli), evelik, pürpürüm, kazankarası, yemlik, tellice, kuşkuş (guşguş) ve yüksüfotu gibi bitkiler bahçelerde kendiliğinden yetişir. Akpancar tarlalarda, ışkın (eşkın), madımak (madımalak), kuzu kulağı, teke sakalı, hıyarcık, kasnı, kenger, çiriş ise kırlardan ve dağlardan toplanan bitkilerdir. Ayrıca; Baduç kavurması, Patlıcan kabuğu yemeği, Kabak çiçeği dolması, Sarmısaklı kök, Yer elması, Kazankarası, Göbelek, göbek (mantar), Yarpuz/narpuz, Yemlik bulunur.

Diğer yemekler: Keşkek, Gendime pilavı, Pancar pilavı, Cumur, Sırım
Hamurişleri ve Tatlılar: Babikko, Bazık, Beksimet (peksimet), Bisi, Hurma, Gatmer (katmer), Kopili, Kömbe, Dönderme, Kapama, Külleme, Pazik, Yufka kızartması yörede yapılan başlıca hamurişleridir. Divriği mutfağında sütlü tatlılar, meyve ve baklagiller ile yapılan tatlılar ve unlu tatlılar yer almaktadır. Aslak (kuru kayısı) kavurması, incir kavurması, ayva dolması, sütlü pekmezli elma dolması, cevizli elma dolması, cevizli havuç, ballı börek, ballı kabak, bastık (dut pekmezi) kavurması (kombis), datlas (aşure), hasirde, kar helvası, hurma-tava hurması, kadayıf (gadeyif), kaygana/ballı yumurta,kuymak (guymah), baklava (paglava), dilber dudagı, hanım bilegi, sarıgı burma, sütlaç (süt ası), tohinik, tel tel (tel helvası), ugut yörede yapılan başlıca tatlılardır. Ayrıca gül, kabak, karakemas (erik türü) reçelleri, gül şurubu, vişne, kayısı, kızılcık şerbeti yöresel reçel ve şerbetlerdir.
Kiler (kilar) kültürü: Divriği mutfağında kiler, önemli bir yer tutar. Yazdan sebze, meyve, süt ürünleri ile kış ayları için çeşitli hazırlıklar yapılır. Hem ekonomik yönden, hem de besin yönünden yemeklere destek olur. Yörede yapılan başlıca turşular şunlardır; Alıç (Aluç) turşusu (bir çeşit dağ meyvesi), Baduç tursuşu (yeşil fasülye), Dip turşusu (pancar kökü), Kabak turşusu, Karpuz-kelek turşusu, Tırhik armudu turşusu. Hazırlıklar içinde kurutmalıklar önemli bir yer tutar. Baduç kurutması, Bamya kurusu, Biber kurusu, Kabak kurusu, Patlıcan kurusu, Anuh kurusu, İreyhan kurusu, Maydanoz kurusu, Nane kurusu yörede hazırlanan kurutmalıklardır. Kabuğu soyularak kurutulan meyveler kak, çekirdekli olup kurutulanlar çir ismini alırlar. Bunlar şöyle sıralanabilir; Elma gahı, Armut gahı, Ayva gahı, Erik çiri, Kızılcık çiri, Aşlak (kayısı) çiri, Berge çiri, Vişne kurusu. Ezmeler, adından da anlaşılacağı gibi ezilip pişirilerek elde edilen meyve ve sebzelerdir. Bunları şöyle sıralayabiliriz; Erik ezmesi, Kayısı ezmesi, Kızılcık ezmesi, Domates ezmesi (pelver), Biber ezmesi. Bastık (bastıh), meyvelerin ezilip, pişirilip süzüldükten sonra yeniden kaynatılıp koyulaştırılarak bez ya da tepsiye serilerek pestil haline getirilmesine denir. Ekşi kış eriği veya aluçar (can eriği) bastığı, Berge (Aşısız kaysı) bastığı, Dut bastıgı, Hamam bastıgı (karışık meyveler) yörede yapılır. Bunlardan başka ayrıca saruç, Dut pekmezi (tutbalı), Sütlü pekmez de yörede hazırlanan yiyecek türleridir. Saruç, içi ceviz ya da meyveyle, dışı dut ya da üzüm şırasıyla elde edilen eğlencelik yiyecek türüdür. Sütlü pekmez dut pekmezinin içine süt ilave edilerek yapılır.
Özel Gün Yemekleri
Şeker Goru: Nişanlı kıza oğlan evi tarafından kayınvalidesi, görümcesi, yengesi hatta komşusu tarafından şeker ikramı yapılması geleneğine şeker goru denir. Bu gelenek halen sürmektedir.
Elmalı Semah: Düğünden önce kız evinde kına gecesi yapılırken, oğlan evinde damat arkadaşlarıyla elmalı semah yapar. Sarmalar, köfteler, ciğer kavurmaları, ve salataların yanında; meyveler, özellikle de bol elma yiyerek gençlerin çalgılar eşliğinde neşe eğlendikleri, karşılıklı kaşık havası oynadıkları bir tören olan elmalı semah bir çeşit bekârlığa veda, evliliğe uğurlar olsun toplantısıdır.
Hacı Düğünü ve Hacı Yemeği: Hacıların döndüğü gün, ya kendi evinde ya da bir yakınının evinde 10-15 kişilik bir karşılama yemeği yapılır. Eğer evde nişanlı gençler ya da sünnet olacak çocuk varsa bunların düğünü hacı yemeği ile birlikte yapılır ki buna hacı düğünü adı verilir. Eğer yoksa bu yemeğe sadece hacı yemeği adı verilir.
Çandır Baba Pilavı: Mahalle çocukları Çandır Baba aracılığıyla yağmur yağmasını isterler. Bir sırığa korkuluk gibi eski püskü elbiseler giydirilir ve kuvvetli bir çocuk Çandır Baba adı verilen bu korkuluğu alır ve öne düşer, arkada mahallenin diğer çocukları hep bir ağızdan tekerleme söylerler. Bunu söyleyerek mahalleyi dolaşan çocuklar gittikleri evlerin kapılarını çalarak bulgur ve yağ isterler. Kimi ev yağ, kimi ev bulgur verir, kimi evler de çocuklara, öncü bir yağmur gibi su serperler. Topladıkları malzemelerle, yaşlı bir hanım tarafından evlerine buyur edilirler. Kadın dua ederek pilavı ocağa koyar. Birlikte oturulup yenilir. Böylece sofradan kalkmadan duaların kabul edildiğine inanılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak - Bilgi : Tanıtım yazıları yazarın kişisel görüşlerini yansıtır. Biilmsel veriler kaynakca gösterilerek yayınlanan yazılardır.

©