|*ADI : Doğanşar'ın antik
adı HYPSELE'dir. Kelime İpsile şeklinde telaffuz edilerek günümüze kadar gelmiştir.
Doğanşar ve çevresinin Osmanlı dönemindeki ismi TOZANLI idi. Kaza merkezi İpsile
olarak anılırken geneli kaynakların tamamında Tozanlı Kazası veya Tozanlı Nahiyesi
şeklinde adlandırılmıştır. İpsile ve çevresi bu ismi, Tozan Bey ve aynı isimle
anılan cemaattan almıştır. Tozan Bey, 1455 öncesinde yörede idarî ve askerî
yetkilidir. Aynı nahiyedeki bir grup köyün hem malikane hem de divanî gelirlerini
elinde bulundurmaktaydı. Tozanlı cemaatinin lideri durumundaydı. 1 1940 tarihinde
nahiye merkezine de Tozanlı adı verilmiş. Ancak, bu ismin pek kullanılmadığı
görülmekte. 2 1960 tarihinde İpsile adı Doğanşar olarak değiştirildi. Doğanşar;
yeni doğan şehir, memleket demektir.
KONUMU: Doğanşar, İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeydoğusunda; Karadeniz
ile İç Anadolu Bölgesi arasında yer alır. Doğanşar, 40-41° kuzey paralelleri ile
37-38° doğu meridyenleri arasında kalmaktadır. (11) Doğanşar, doğusunda Koyulhisar,
batısında Hafik, kuzeyinde Almus ve Reşadiye, güneyinde ise yine Hafik ve Zara
ilçeleriyle komşudur.
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: Doğanşar genelde dağlık bir araziye sahip
olup; topraklarının yarısından fazlasını 1500- 2000 m arasında olan saha teşkil
etmektedir. Asmalı Dağ ile Tekeli Dağı ve Doğanşar ile Kösedağ'ın uzantısı olan
Kabaçam dağ silsilesi arasında derin vadiler mevcuttur. Yine Yeşilırmak'ı besleyen
küçük dereler bazı vadileri teşkil etmektedir.
DAĞLAR:Doğanşar'ın batısında yer alan Tekeli Dağ (2624 m), Asmalı
Dağ (2406 m) ve Dumanlı Dağ'a ( 2170 m) karşılık doğusunda Tozanlı Irmağı
(Yeşilırmak) ile Kelkit Nehri arasında uzanan Kabaçam dağ silsilesi bulunmaktadır.
Diğer dağ ve tepelikler ise şunlardır: Karabacak (2385 m), Timininçal (2252 m),
Karlıkçalı (2201 m ), Toroluk Tepesi (1992) m), Çaltepe (1983 m), Cıbıl (1940 m),
Bakırlıbeli (1567 m), Cücü Tepesi (1447 m), Tavşantepesi (1455 m) ve Taşlıktepe
(1460 m).
YAYLALAR:Doğanşar, Sivas'ın en fazla yaylaya sahip ilçesidir. Bu
konuda geniş bilgi için Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli kitap çalışmasına
bakınız.
AKARSULAR:Yörenin en önemli akarsuyu Yeşilırmak'ın ana kolu olan
Tozanlı Irmağı'dır. Tozanlı Irmağı Köse Dağı'nın batı tarafından doğar.
Şerefiye'yi geçtikten sonra derin bir vadide akarak Doğanşar önlerinden geçip
Kelkit'le birleşerek asıl Yeşilırmak'ı oluştururlar. Tozanlı Irmağı'na Hafik
taraflarında Abaş Irmağı adı verilmektedir. Doğanşar topraklarından geçerken
Dipsizgöl, Göl ve Tekeliiçi çaylarıyla Tozanlı Çayı'nın da sularını alır.
GÖLLER:Doğanşar'ın muhtelif yerlerinde göller bulunmakta. Ancak,
bunlar önemli büyüklükte değiller. Yörenin en önemli gölleri Dipsizgöl ile
Sülükgölü'dür.
Dipsizgöl: Küçük bir göldür. Derinliğinin bilinmemesi sebebiyle bu ismi
almıştır. Göl çukur bir yerde olmasına rağmen su seviyesi pek yükselmez. Çünkü
sularının fazlası bulduğu bir yolla Doğanşar karayolu ve etraftaki arazinin
altından geçerek birrkaç yüz metre mesafedeki dereye akmakta ve aktığı yerde bir
şelaleyi oluşturmaktadır.
Sülükgölü: Bu göl de küçük bir göldür. Gölün özelliği, içinde yer alan
sülüklerin bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmasıdır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ: Bitki örtüsünü, Sivas ve çevresine göre daha
zengin olan ormanlar ve bozkır oluşturmakta. Bu konuda gelecek nesillerin aynı hatayı
tekrarlamaması için bir özeleştiride bulunmak istiyorum:
1940 ve hatta 1950'li yıllara kadar Doğanşar'ın % 90'ının ormanlarla kaplı olduğu
anlatılmakta. Dört-beş metre çapındaki ağaçlardan bahsediliyor. İnsanların
korkudan giremedikleri, gökyüzü görünmeyen çam ve gürgen ormanlarının yerinde
bugün yeller esmekte. Sayısız dağ ve tepe artık çıplak. Alaçam'daki çamların
sadece adı kaldı.
Peki, ne oldu bu ağaç ve ormanlara? Tamamı, yakacak ve kereste için mi tüketildi?
Keşke öyle olsaydı. 1940'lı yılların büyükleri ormanların günahını hiçbir
zaman ödeyemezler. Doğanşar'daki ormanlar bir cehaletin sonucu olarak tüketilmiş.
Sayısız ihtiyarı dinledim. Anlattıkları insanın tüylerini ürpertiyor. Bakın,
ağaçlar niçin kesilmiş:
-Katran ve boya hammaddesi olarak kullanmak, -Çam kabuğunun altındaki seri yemek,
-Ağaç kesimi konusundaki iddialaşmalar, yarışmalar,
-Koca bir ağacın içini yakarak hayvan yemliği yapmak, -Tarla açmak,
-Aynı meyildeki ağaçları yarıya kadar kestikten sonra, rüzgârda domino taşları
gibi düşüşlerini seyretmek,
-Şahıs ormanlarının ise tehdit ve intikam duygusuyla kesilmesi.
Bu yanlışların sonucu olarak 1960'lı yıllarda Doğanşar insanı, yakacak temini
için dahi ağaç bulamaz oldu. Kesilen tek ağaç için köyler arasında kavgalar
çıkmaya, silahlar patlamayabaşladı. Bu sebeple keçi kaldırıldı. Ormanların
korunması ve geliştirilmesi için kararlar alındı. Karara aykırı davrananlar
komşuluktan reddedildi. Doğanşar'ın şimdiki güzide ormanları, işte bu
kararlılığın neticesinde, yeniden canlandı.
Günümüzde, Doğanşar'ın hemen her tarafında çam, gürgen, yabani fındık, meşe,
karaağaç, dağkavağı, ahlat, ekşi elma, ıhlamur, kumrut, öküzgötü, paltakotu,
havgidi, mamukeriği, domuz eriği, tavşanelması, çetirez, daraklık, kurtbağrı
ağaçlarına rastlamak mümkündür.
Sulanabilen yerlerde ise en çok söğüt ve kavak ağacı dikkati çekmekte. Elma, armut
ve erik çeşitleri, vişne, ceviz, kiraz, mahlep çokça yetiştirilmektedir.
Bozkırda hakim bitki topluluklarının başında keven gelmekte. Keven toprağın
bekçisidir. Erezyonu önleyerek bozkırın sürekli yeşil kalmasını sağlar. Ot ve
samanın yetmediği uzun kışlarda hayvan yiyeceği olarak söküldüğü olmakta.
1980'li yıllarda aşırı sökülmesi sebebiyle halk, sökümünü yasaklamıştı.
Doğanşar yöresinde kendiliğinden yetişen diğer bitkiler ise kövrek otları, diken
çeşitleri, yabani yoncalar, sığın, kekik, madımak, yemlik, evelik, kuzukulağı,
kömeç, karga bıdiği, sahlep, çayırsoğanı, devetabanı, buğdeyik, kıskınuk,
üçgül, gırzancuk, yavşanotu, çiriş, ısırgan, gelin parmağı, kabalak.
Doğanşar'ın dağ ve yaylalarında rengarenk sayısız çiçek çeşidi göze
çarpmakta. Bazıları şunlar; lale, çiğdem, menekşe, gagaç, navruz, sümbül,
karçiçeği/kardelen, tütiye, katırtırnağı, çayır çileği, koyungözü/papatya,
gelincik, küpkıran, kuyrukyaran, mermük otu, keş çiçeği, gurbet çiçeği.
Sulanabilen her yer, çayır ve yoncalıklarla kaplı.
Yolunuz Doğanşar'a düşerse, siz siz olun, bilmediğiniz her otu; otun yaprak ve
gövdesini, soğanını yemeye, sütünün tadına bakmaya kalkışmayın. Özellikle
yedirilmek isteniyorsa bu ot ve çiçeğin gırzancuk olup olmadığını mutlaka
öğrenin. Size bir şaka yapılabilir.
YABAN HAYATI:Bölgenin ormanlık ve dağlık olması sebebiyle yaban
hayatı zenginlik arzetmektedir. Yörede yaşayan hayvanların bir kısmı şunlardır:
Kuşlardan; kartal, şahin, doğan, atmaca, karga, kırlangıç, saksağan, serçe,
üveyik, gügük / ibibik, körügü / baykuş, bıldırcın, angurt, keklik, çil keklik,
yaban kazları, ördek, geçerken uğrayan leylek ve turnalar, akbaba, sığırcık,
güvercin, hopal, ağaçkakan / tahtadelen, yarasa, balık kuşu, sürüngenlerden;
yılanlar, kertenkele, göğgeçemen, salyangoz, diğerhayvanlardan; ayı, kurt, domuz,
tilki, tavşan, sansar, gelincik, su iti, keskü, kirpi, kaplumbağa, fare, köstebek /
körsi, kurbağa, yara tedavisinde yararlanılan sülükler ile Yeşilırmak'ta değişik
balık çeşitleri bulunmaktadır.
Son yıllarda domuz sayısında artış oldu. Domuzlar tarım alanlarına aşırı
derecede zarar vermektele. Ayıların koruma altında olması ise arıcıları zor durumda
bırakmaktadır. Geceleri araba ışığıyla tavşanların avlanması, ırmakta elektrik
ve dinamit kullanılarak yapılan balık avcılığı ile Doğanşar dışından gelerek
siyanürle tilki avcılığı, kuşların tarlalara atılan gübreden zehirlenmesi,
tabiatın dengesini bozmaktadır.
İKLİM: Doğanşar, iklim şartları bakımından İç Anadolu
Bölgesi'nden farklı bir özelliğe sahiptir. Bilhassa Karadeniz ikliminin tesiri
altındadır.
İlkbahar mevsimi Sivas'a göre daha erken gelir. Ve bol yağış alır. En yüksek
sıcaklık temmuz ayında tespit edilmiştir. Sivas ve çevresinde yazları çok sıcak ve
kavurucu geçtiği halde Doğanşar'da aşırı sıcaklar görülmez. Üstelik yaz
mevsimlerinde de nispeten yağış alır. Şiddetli rüzgârlar ve kasırgalar burada
görülmez. Kış mevsimi bol yağışlıdır. Engin yerlerde kış uzun süre devam
etmekle beraber bazı köylerde sıcaklık sıfara dahi düşmemektedir. Bölgede
umumiyetle nehir istikametinde daima mevcut olan rüzgâr cereyanı rutubeti bırakmaz. Bu
bakımdan havası sağlam ve sağlık şartlarına uygundur. 3
TARİHİ
NÜFUS: 1455 tahririne göre bölgedeki köylerin tamamı Türklerin
elindeydi. Köylerde gayr-i müslim nüfus bulunmuyordu.
1485 tarihinde İpsile'de bulunan Tozanlı askerleri şunlardı: "Hayreddin Fakîh
imam, Şeyh Çoban, Halife veled-i Ya'kûb, Mehmet veled-i Hacı Hasan, Ahmet birâder-i
mezkûr, Ramazan, Pirî veled-i Abdülaziz, Çerak veled-i Turkaya sipahizâde" 1485
tarihinden itibaren her geçen gün Türkler İpsile'ye yerleşmeye ve Türk –
Müslüman nüfusunu artırmaya başladılar. Bu arada gayr-i müslimler bölgeyi terk
etmekteydi. Robert Mantran'ın 17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul adlı
eserinde ifade ettiği üzere; Fatih dönemi ve devamında diğer birçok bölgeyle
birlikte Sivas ve Tokat yöresindeki gayr-i müslimler İstanbul'un değişik semtlerine
iskâna tabi tutulmuşlardır. 9
İpsile'de 1455 tarihinde 58 hane ve 7 bekâr, 1485'de 186 hane ve 10 bekâr ile 1 imam,
1520'de 235 hane ve 70 bekâr ile 1 sipahizâde, 1554'de 364 hane ve 121 bekâr, 1574'de
559 hane ve 109 bekâr nüfus bulunmaktaydı. 1574 tarihinde İpsile merkezin nüfusu 2900
kişi idi. Nüfusun sürekli olarak artış kaydettiği görülmekte.
İpsile merkezdeki Gayr-i Müslim nüfus 1600 – 1611 yılları arasında buradan
ayrılarak Tokat il merkezine göç ettiler. Sonraki yıllarda İpsile'de Gayr-i Müslim
nüfusa rastlanmamakta. Tokat kırsalında Gayr-i Müslim nüfus azalırken, merkezde
sayıları artmaktaydı. Gayr-i Müslimlerin önceki tarihlerde de Yeşilırmak
havzasından çekildikleri bilinmekte. 10
Doğanşar ilçe merkezinde 1831'de 2.384, 1915'te 1.584, 1935'te 1.720, 1946'da 1.522,
1960'ta 1.787, 1975'te 2.328, 1980'de 2.078, 1985'te 2.252, 1990'da 4.440, 1997'de 3.420,
2000'de 4200 kişinin yaşadığı görülmekte.
EKONOMİ 1485, 1520, 1554 ve 1574 tarihli tahrirlerde İpsile'nin
Armutlu, Subeyad, Koz, Kurd Kovağı, Aslan Çimeni ve Kızıldağ yaylalarından
bahsedilmekte.
Üretilen ürünler buğday, arpa, nohut, kabak, keten, giyâh (ot), ceviz, meyve, bal ve
bağ ürünlerinden müteşekkil idi. Hayvancılık da yapılan İpsile'de bir adet
boyahane mevcuttu. Boyahaneden elde edilen gelir çoğu köyün toplam gelirinden daha
fazlaydı. Boyahaneden 1445'de 506, 1554'de 800, 1574'de 1.000 akçe vergi alınmış.
İpsile'de avcılıkta kullanılan çakır kuşlarından da vardı. Çakır kuşlarından
1455'de 300, 1554'de ise 70 akçe vergi alınmış. 1455'de İpsile'deki değirmen harap
haldeydi. Büyük ihtimalle kalenin kuşatma altında olması sebebiyle
çalıştırılamamış olabilir. 1485'de 1 adet, diğer tarihlerde 2 ve daha fazla
görülen değirmenler çalışır vaziyette idi.
Tozanlı kazası merkezi olan İpsile'nin vergi geliri 1455'de 10.000, 1480'de 8.012,
1485'de 6.620, 1520'de 8.948, 1554'de 14.000, 1574'de ise 26.000 akçe idi. 11
1845 tarihinde İpsile'de toplam 17.488 hayvan besleniyordu. Hane başına düşen
ortalama hayvan sayısı yaklaşık 44'tür. İpsile'nin toplam geliri 127.318 kuruş,
vergisi ise 38.179 kuruş idi. 12 İpsile, Tozanlı kazasında bulunan toplam 20.080
dönüm arazinin % 25.9'una, 52.829 hayvanın % 33.07'sine, 445.163 kuruşluk gelirin %
28.6'sına sahipti. 1845'te İpsile'de ortalama gelir 316 kuruş olup, Tozanlı
ortalamasının 48 kuruş altındadır.
İlçe ekonomisinin temeli geçmişte olduğu gibi günümüzde de tarım ve yayla
tarzındaki hayvancılığa dayalıdır. Bu iki iş kolunun dışında değirmen, demirci
dükkanları, hızarhaneler, oto tamir dükkanları ile bakkal dükkanları en çok
dikkati çeken iş kollarıdır. 2001 tarihinde Doğanşar ilçesi genelinde 2.065 inek,
1.151 buzağı, 1.644 dana, 70 boğa, 120 öküz, 70 manda, 85 at, 203 eşek, 2.755 tavuk,
515 horoz ile 1.498 arı kovanı bulunuyordu. Aynı yıl Doğanşar ilçe merkezindeki
hayvan varlığı ise şöyleydi: 675 inek, 369 buzağı, 632 dana, 19 boğa, 22 manda, 12
at, 7 eşek, 603 tavuk, 90 horoz ile 500 arı kovanı. Hayvancılık Doğanşar'da da eski
önemini kaybetti.
TARİHİ ESERLER Doğanşar tarihi eser bakımından
zenginlik arz etmemekte. Bunun sebebi günümüze kadar yörede kazı yapılmaması ve
Doğanşar Kalesi gibi tarihi eserlerin 1940'larda bilinçsizce ortadan
kaldırılmasıdır. Tarihi eser niteliğinde Kale Camii, Ulu Camii ve Yeni Camii
(Yapımı 1904) bulunmakta. Ancak, Ulu Camii 1966, Kale Camii ise 2005 tarihinde yeniden
inşa edildi. Doğanşar'ın birçok yerinde ziyaretler bulunmakta. Bunlardan türbesi
bulunanı 1500 – 1585 yılları arasında yaşamış olan Hubyar Sultan Türbesidir. 13
Bu yazı izinsiz olarak yayımlanamaz.
Fikri Karaman fikrikaraman@gmail.com
Kaynakca:
1 KARAMAN, Fikri; 1455'ten 2003'e Tozanlı Kazası, Sh. 17 – 18,
İst.2003
AÇIKEL, Ali; CHANGES IN
SETTLEMENT PATTERNS, POPULATION AND SOCIETY IN NORT CENTRAL ANATOLIA: A CASE STUDY OF THE
DISTRICT (KAZA) OF TOKAT (1574-1643) A thesis submitted to the University Of Manchester
for the degree of Ph.D. in the Faculty of Arts 1999. Sh. 138-147
2 Sivas Gazetesi
30 Nisan 1940
3 KARAMAN, Fikri; 1455'ten
2003'e TOZANLI KAZASI, Sh. 18 - 22, İst. 2003
4 B.O.A TT
2 - 859 / 1455 Maliye, TT 19 – 890 / 1485 Maliye ve Evkâf, TT 79 – 926 / 1520
Maliye, TT 287 – 961 / 1554 Maliye ve Evkâf, TK 988 / 1574 Sivas Mufassalı Sh. 183 –
200b.
5 CİNLİOĞLU,
Halis Turgut; Osmanlılar Zamanında TOKAT, III. Kısım, S h. 163, 164 Tokat 1951
6 Sâlnâme-i
Vilâyet-i Sivas, Sh. 50, 51, Sivas 1287
7 ATASOY, Ali
Rıza; Reşadiye Halk Kitabı, Sh. 41 - 50, 1950
8 KARAMAN, Fikri; 1455'ten
2003'e Tozanlı Kazası, Sh. 24 – 144 (Özet Bilgi), İst.2003
9 Mantran Robert
çeviri Mehmet Ali Kılıçbay ve Enver Özcan; 17. Yüzyılın İkinci Yarısında
İstanbul, Cilt. I, Sh.44, Ank 1990)
10 KARAMAN, Fikri;
Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli, Sh. 21, İst. 2000 ve KARAMAN, Fikri; 1455'ten 2003'e Tozanlı Kazası Sh. 45 –
61, İst. 2003
11 Başbakanlık
Osmanlı Arşivi (B.O.A) TT 2- H.859 / M.1455, Sh. 646, 647, TT 19 – H.890 /
M.1485, Sh. 541, 542, TT 79 – H.926 / M. 1520, Sh. 105, 107, TT 287 – H.961 / 1554,
Sh. 129, 132, Tapu Kadastro Arşivi (T.K.A) TD 14, H. 980 / M.1574, Sh. 194a, 196b
12 ML.VRD.TMT
İpsile temettuâtlarından yorum. .
13 KARAMAN, Fikri; 1455'ten
2003'e Tozanlı Kazası, Sh. (Özet Bilgi), İst.2003
Fikri Karaman'ın Doğanşar Hakkında Diğer Yazılı Kaynakları:
Dak:doganºar ilçesi ile almus tozanli, reºadiye tozanli, hafik tozanli hakkinda
geniº bilgi için Fikri Karaman'in aºagidaki çaliºmalarina bakiniz.
1.ipsile tozanli doganºar 1990 / 2.dogansar folkloru 1993 / 3.dogansar ilçesi ve
köyleri belgeseli 2000 / 4.ozan ömer 2000 / 5.sâlnâme-i vilâyet-i sivas 1890 2001 /
6.1455'ten 2003'e tozanli kazasi 2003 / 7.dünden bugüne ortaköy 2005 Fikri
Karaman fikrikaraman@gmail.com
-----------------------------------------
Kaynak - Bilgi: |