OĞRAFİ DURUMU : KÖY SİVAS İLİNİN
GÜNEY TARAFINDA TECER DAGLARI ETEKLERİNE YAKIN DÜZ BİR ESKİ GÖL YATAGINA KURULUDUR.
KÖYÜN GÜNEY TARAFINDA KALE İSMİ VERİLEN ESKİ ROMALILARDAN KALMA 300 MERDİVENLİ
TARİHİ BİR SU SARNICI VARDIR. YİNE GÜNEYDE YENİKÖY (DEMİRYAZI) GÜNEYBATIDA İSE ESKİ BİR ERMENİ KÖYÜ OLAN TUTMAÇ VE ESKİ TÜRK KÖYLERİNDEN KARAŞAR VE HACIMİRZA VARDIR. KUZEY BATIDA İSE GÜLLÜK VE ÜÇTEPE VARDIR. KUZEYİNDE SİVRİHİSAR-SİVRİTEPE (MAMGA), BATISINDA BEŞTEPE KAYALIKLARI VE DAHA BATIDA TAHTID VE ÇİFTEAĞIL VARDIR.
KÖY ÇEVRESİ SAZLIKLAR VE PUR DENİLEN YER ŞEKİLLERİNDEN OLUŞMUŞTUR.
KÖY İÇERSİNDEN IRMAK KÜÇÜK BİR IRMAK VE KÖY DIŞINDAN KANLI IRMAK GEÇMEKTEDİR.
KÖY İÇERSİNDEN GEÇEN IRMAK TECERDE BAHTİYARDAN KANLI IRMAK İSE TECERDEN YEDİ
GÖLLERDEN ÇIKMAKTADIR.KÖY
SINIRLARI İÇERSİNDE 2 ADET BÜYÜK SULAMA GÖLETLERİ BULUNMAKTADIR. BU ARADA KÖYDE
ÇEŞİTLİ YERLERİN İSİMLERİNİ BURADA VERMEK İSTİYORUM. BOGAYOKUŞU, SIRIMCI,
PURİÇİ, SAKARLAR, KARASEKİ, OLUĞUNBAŞI, SUALACAK, ÇAYGARA, SARIUGNE, ENGEB, MATOZ,
BULGURTEPESİ, MALTEPESİ, KIZILÇEVLİK, ÇECUUN, HEVUK ÇAYIRI OLARAK NİTELENEN YERLER
VARDIR. KÖYÜN ÇEVRESİ ESKİDEN BERİ SAZLIK VE ÇAYIR OLDUGU İÇİN HER ZAMAN
HAYVANCILIK VE TARIM İÇİN İDEAL BİR YERDİR.
Aileler Soyağaçları:
ABBASOGULLARINDAN SONRA KÖYDE
TENZILOĞULLARI GELIR: TENZILOGLU YAKUP KETHUDA BESTEPE KOYUNUN ENÇOK VERGI VEREN
KİŞİSİ 1845 DE. BU SULALE KOYUN EN ESKİ AİLELERINDENDİR. BEŞTEPE ÇİFTLİGİNDEN
GELME OLUP ŞU AN KÖYDE BULUNAN BİRKAÇ AİLE ONLARDAN AYRICA DEMİRYAZIDA(YENİKOY) BAZI AİLELER BU SÜLALEDEN AYRILARAK
GİTMİŞLERDİR. KÖYDE BU AİLEDEN ESMEGİL VE PANYUSUFLAR AYRILMISLARDIR.
Kaynak - Bilgi: Mehmet
ŞEKER (mseker@eminoto.com.tr)
TARİH:Çıldır ve Ardahan'daki Karapaklar (ve Terekemeler)
önceden Kuzey Azerbaycan'da, Kazah Şemsettin Khanate'nin Kazah ve Borçalı
bölgelerindeki Debed ve Borçalı nehirleri boyunca yaşarlardı. 1828 yılında
imzalanan Türkmençay Anlaşması'ndan sonra bir bölümü Kars'a ve bir bölümü de
İran Azerbaycanı'nın Sulduz bölgesine, Ushnu'nun doğusuna göç etti. Bir başka
kayda göre, Terekemeler Hazar Denizi kıyısında, Gamri Uzun'dan Derbent'e uzanan ovada
yaşarlardı.
90-100 hanelik bir Terekeme grubu, 1904 yılında Türkiye'ye yerleşmek için başvuruda
bulundu. Bir kısmı o zaman Rusların elinde bulundurduğu Kars'a, bir kısmı Ağrı,
Tutak ve Eleşkirt'e geldi; diğerleri Adana'ya (orada halen bir Terekeme köyü vardır),
geri kalanlar ise 1914 yılında Malazgirt'ten Sivas'ın Tutmaç, Büyükköy ve Kurdoğlu
köylerine göç ettiler. Fakat, daha önce, 1877'de, Sivas'ta ( Yıldızeli´nde ) en 20
Terekeme köyü bulunmaktaydı. Aynı zamanda Tokat,Amasya da ( Tokat Zile de 4 Terekeme
Köyü ),Amasya da 3 Köy bulunmaktadir.
Diğerleri ise 1921'de Rusların çekilmesiyle Kars'a geldiler; bunlar Gümrü
Antlaşması'yla gerçekleşen nüfus mübadelesiyle Akbaba, Tiflis, Borça ve Kazah
bölgelerinden göç ettiler.
Sözkonusu isimsel farklılığın nedeni, Rusların, kısmen Kafkasya ve kısımen de
İran'dan gelip eski Aleksandropol bölgesine, Akhaltsike'ye ve şimdiki Gürcistan'daki
Akhalkalaki'ye yerleşenleri tanımlamak için "Karapapaklar" terimini
kullanmış olmalarına dayanabilir, oysa Akbaba Terekeme'lerinden ayırt edilmeleri için
bunlar genel olarak Gürcistan Terekemleri olarak adlandırlmaktadırlar.
VON HELLWALD'ın (1878:99) kaydettiğine göre, Rus işgalinden önce Osmanlı
topraklarında 105 köyde 29.000 Terekeme & Karapapak yaşıyordu.
Karapapaklar ya da Terekemeler Özellikle Kuzey Doğu Kafkasya'da yoğun yaşamaktadırlar
ve Bugün birçokları şehir yaşamı sürdürmektedirler.
Bu bilgiler içinde yer almamakla beraber özellikle Kars İli Arpaçay İlçesi'nde
Terekeme nüfusu oldukça fazladır
bu bilgiyi van buruneissen adlı bir hollandalı araştırmacının TÜRKİYEDE ETNİK
DAĞILIM VEYA BUNA BENZER İSİMLİ BİR KİTAPTA OKUDUM
Kaynak Bilgi:Mesaj Tarihi: Pazartesi, Ocak 1,
2007 Mesajı gönderenin adı soyadı: mehmet şeker
---------------------------------------------
Köyümüz beş tepesiyle, 2 adet sulama göletiyle ve
kalesiyle gezilip görülmesi gereken güzel bir köydür, merkeze 32 km uzaklıktadır
başlıca geçim kaynakları tarım, özelliklede buğday yoğunlukludur en meşhur
yemekleri hingel ve pancarlı giliktir yazın dağlarında biten kuşburnu ve karamuk gibi
şifalı bitkiler kaynatılıp içildiğinde her derde devadır.saygılarımla
Kaynak Bilgi: Erdal Badem e-posta: erdal.badem@mynet.com Telefonu: 05372852504 |