| Köyümüzde
iz bırakan kimlikler /Spor Kültür-sanat Tarih
|
Abdulvahap İçer
Kaynak Bilgi: Sadettin İçer
Sayın hemşerilerim,ben hacı abdullah içerin oglu sadettin
rahmetli dedem ABDULVAHAP İÇER, Şarıkamış Allahüekber dağlarında Osmanlı Rus
şavaşlarına katılmış rahmetli bacagından,elinden yara alarak gazilik ünvanını
almış ruslara esir düşmüş tam yedi yıl Ülkemize dönememiştir. 1960 yılında
rahmetli oldu. o yıllarda ben on yaşlarındaidim köyümüz halkı dedemden kendilerine
rusyada ne yapıldıgını sorarlardı dedem anlatırdı bende dinlerdim. ESİR
düşdükten sonra gözlerini baglamışlar paldır güldür bir hayli yürütmüşler
arabalara bindirmişler tahmini olarak bir hayli götürmüşler soğuktan çok
mehmetçigimizin şehit oldugunu anlatırdı. Rusyada yeraltında maden ocaklarında tarla
zirat işlerinde çalışdıgını söylerdi dedemin elinden ustalık olarak her şey
gelirdi duvar örmek,öküz arabası kurmak karasapan kurmak kapı kurmak bibi vs.ruscayı
cat pat ögrenmiye başladım derdi esir düşen türkleri bir gün toplu olarak alıp
götürmüşler götüren görevlilerden biri elinden sanat işi gelen dedemde beraber
beş altı kişi seçtiler biz orada bir hayli kaldık diger arkadaşlarımızı birdaha
göremedik derdi. Bit, pireden uyuz olduk elimizi yüzümüzü kaşıya kaşıya yara
ettik derdi.bir güz ayında dört esir arkadaşımla bizi iki rus patetes tarlasına
pattes sökmeye götürdü bir hayli çalıştıktan sonra üç esir arkadaşımı
yanımdan alarak başka yere götürdüler beni yanlız bıraktılar zaten az bir iş
kalmıştı.Yanımda beş tane somun ekmegi yarım kiloya yakında kök sogan vardı
bunlarıda aldım Kaçmayı planlıyordum derdi yakınımda ormanlık var derdi ormana
kaçmış ögle saatiymiş ormandan ayrılmayıp bir hayli yürümüş daglık alanlardan
güneşin batış istikametini takip ederek yedi gün dinlenerek yürümüş almış
oldugu ekmeklerde bitmiş alıç,armut gibi dag meyvelerini yiyerk yoluna devam etmiş
Arpa çay ımagına ulaşmış ırmagın karşısında koyun otlatan çobanların türkce
konuştuklarını duyunca ben esir düşen türk askeriyim diye bagırmış sesi duyan iki
çoban ırmagın yanına gelerek dedeme demişlerki ırmakda su çok bogulabilirsin sana
ipin ucuna daş baglayarak dedem tarafına atmışlar dedem ipden dutmuş dedemi
suda yüzdürerek çekip çıkartmışlar dedemin saç sakalı birbirine karışmış
çobanlarla kucaklaşmışlar,öpüşmüşler ve dedem anlatdıkca aglaşmışlar Dedemi
yakındaki kölerine götürmüşler giysiler vermişler banyo yaptırmışlar
şaçlarını tıraş etmişler dinlendirdikten sonra misafir etmişler köyde dedemin
elinede türk bayragını vermişler en yakın askeri birlige teslim etmişler dedem asker
arkadaşlarını görünce bayragı sallıyarak Allah Allah sesleriyle koşmuş
arkadaşlarıyla kucaklaşmışlar dedem ülkeme kavuştum diyerk vatan topragını öpmş
birlikde bir kaç gün kalarak tehris edilmiş Kangaldan köyümüz Eskikarahisara
getirilerek köyde birbayram havası yaşanmış Rusyadaki eziyetlerden kurtulan gazidedem
köyümüzde hayat yaşamını sürdürdü 1960 yılında rahmetli oldu.Bende onun torunu
sadettin İÇER olarak gurur duymaktayım. |
| Kaynak - Bilgi : Tanıtım yazıları yazarın kişisel
görüşlerini yansıtır. Biilmsel veriler kaynakca gösterilerek yayınlanan
yazılardır. |
© |